Etiket arşivi Erdoğan KARA

ileErdoğan KARA

Nazarlık

Takdir bekler sadece

Böyle bir sevgi:

Karşılıksız, umut dolu, delice.

Yorulmadan ve zamana yenilmeden 

Tam bir nazarlık

Bıkmaz mı, usanmaz mı hiç?

Ey deli gönüllü!

Ey delice seven!

Nedir seni böylesine adayan?

Nedir sende bu bitmeyen tükenmeyen!

Dur bir,

Dur da soluklan.

Sonra devam edersin kaldığın yerden.

___________________________________________

Erdoğan KARA

ileErdoğan KARA

Kıyıya Vuran İnsanlık

Bombalar yağarken üstüne
Habersiz
Çare aradın yokluğuna,
çaren yoktu çocuk.
Dediler belki bir deniz
bir kaçış
deniz yoktu çocuk.
Doldu kocaman bir umut küçücük yüreğine,
Çaren yoktu başka çocuk.
İktidar hırsına yenik bir esed,
Habil ve Kabil’den beri süren
çirkin, acımasız, vahşi savaşlar,
kazananı yok, kaybedeni umut,
kaybedeni insanlık.
Bir umut olursun belki barışa sen,
tam da kıyıya vururken insanlık.

_______________________________________________
Erdoğan KARA

ileErdoğan KARA

44

Zaman alevlerinin üstündeki sayı

Bir ömür feda edilecekse sayma

Ürkek iki dört nala

Ve kesmiyor artık gazete okumak

Dergi

Okumak

Benim Mardin’im de yok.

İnceldi iyiden iyiye teller

Bütün cevap anahtarları tek

Ne yeniden Leylalar yazabilirim

Ne de okuyabilirim eski Mecnunları

Artık zaten kendini çok beğenmiş kaldırımlar var

Kaldırımlar yolların üstünde insanlar

Taş, beton, soğuk, ıslak ve dört köşe

Dört dörtlük

Yazıyla da kırkdört yazısız da dörtdört

Bir başka deyişle

Hayatın özeti

44

ileErdoğan KARA

ÇOK ŞİZOFREN BİR AŞK

Çok şizofren bir aşk bu
Ersöz’den alıntılanan
Mektubu henüz yazılmamış
Yazılmamış çünkü okuyanı yok
Oysa anlatılması gerek uzun uzadıya
Dem vurulması gerek, biraz felsefe, biraz mitoloji gerek
Devamını oku

ileErdoğan KARA

Aç Yüreğini

Aç yüreğini
Kızılca kıyamet kopmaz
Sevebildiysen övünç duy
Korkma bisey olmaz.

ileErdoğan KARA

İÇİNDE BENİN OLMADIĞI BENLER

Şimdi kor bu ben, kendim; ve sen yoksun ya gerçekten
Neler neler yok olur hayatımda bir bilsen
kırk katır mı kırk satır mı bana dersen, ikisi de derim
kendim buldum ya kendim ederim, koy ki ‘etti buldu’ desinler
yemin ederim, kaç kefaret gerekirse gereksin, al işte
içimde kaç dönüşü olmayan gidiş varsa o kadar dönüşüm vardır sana

Devamını oku

ileErdoğan KARA

Erdoğan KARA

işte dün ekimdi ve ekimler bir hüzün getirir bana, bilemediğim yerlerden. neden bir gün öncesi diye sormayın, bende öncelerle ilgili soruların henüz yanıtları üretilmedi, üretemedim, benliğim de hazır değil önceleri karşılamaya, ve ben hazırlıksızım. hep hazırlıksızdım zaten bütün sevmelere, bütün sarılmalara. hazırlıksız olmak aslında yalansız olmaktır, ya da riyasız olmak, belki bunun içindir beni kemirmesi öncelerin. aşıp gidemem öncesine, varamam. kaç denemem olmuştur halbuki dünden öncesi ile ilgili, hatta bu yüzden ben bugünü bile yarının bir öncesi olarak görmek için uğraştım, ama olmadı. sizde de olur mu böyle hazırlıksız yakalanma durumu? bir de uzun uzadıya devam eden içimin masalları var, yazamadığım…

ileErdoğan KARA

UZAK SEVDALAR

şimdi çok uzak sevdalar yağmur gibi buluttaki
yok imkanı çiselerin şafağında sabahların
ya da nakaratı gibi ismi konmamış şarkıların
off
ne kadar da zor uzak sevdalar keşke bir bilebilsen
bir anlasan

Devamını oku

ileErdoğan KARA

GİDİŞ

Sağol çekip gittiğin için
Ve yine sağol
Çığlığa aldırmadığın için
Kuru ağaçtan dökülen bizdik, savrulduk
Ben en kuytu köşeyi seçerken sen
Bıraktın kendini rüzgara

Devamını oku

ileErdoğan KARA

AHAŞENDEKİ EV

Siz uzaklardaki siz,
ben Ahaşendeki ev
zamana inat varlığım
bitmiş değil, tükenmiş değil; yorgun ama
hala temsili durumunda geçmişin
bütün yıpratışlarına karşı havanın, suyun, alevin.

Devamını oku

ileErdoğan KARA

ŞİİR MEVSİMİ

şimdi şiir mevsimi yazmaya az kaldı bahara
kışlar kendilerini avutacak eski resimlerle başka iklim kuşaklarında
beni ben yapmayan beşeri duygular ellerde
şimdi şiirler de mevsimsiz öncesinde resimler de

Devamını oku

ileErdoğan KARA

YENİ HATIRALAR

Yeni hatıralar var, senli ya da sensiz
Çizgiler, resimler, şekiller, yan yana anlamlı ya da anlamsız,
Kanayan yaralar,
içinde ben yok, bensiz hatıralar
Koyamadığım bir kenara, içime yakarcasına bakan
Devamını oku

ileErdoğan KARA

SÖZ VE YAZI

ellerim ve çiçekler seninle ortak paydamız
ne zaman açtığıyla ilgili, solduğuyla değil
koku ve dokunuş, görme yok
sözlü edebiyattan kalma bunlar hepsinde söz çok şimdilik yazı yok
dünyamız
Devamını oku

ileErdoğan KARA

DE VE Kİ

Buz bakışlar, donuk benizler, buz kesti
Ben geldim ama geç kaldım etraf ayaz
YZ var elimde araya neler konur
Kimbilir
Çizmeyeceğim

Devamını oku

ileErdoğan KARA

HALK HİKAYELERİ

Kaynağını gerçek yaşamdan alan, anlatıya sazın – ezginin eşlik ettiği, ses ve mimiklerin kullanıldığı uzun soluklu anlatım türüdür.

Boyutları açısından ikiye ayrılırlar: Devamını oku

ileErdoğan KARA

ŞAHİSMAİL İLE GÜLİZAR

ŞAHİSMAİL İLE GÜLİZAR HİKAYESİ

(MENAKIB-I ŞAHİSMAİL İLE GÜLİZAR)

 – İNCELEME – METİN TRANSKRİPSİYON –  BİBLİYOGRAFYA –

 

Erdoğan Kara
Boğaziçi Üniversitesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
İstanbul – 1995

 

  Devamını oku

ileErdoğan KARA

KİRPİ

“Gelgit, bir gök cismi üzerinde başka gök cisimlerinin uyguladığı kütle çekimi kuvvetleri kirpinedeniyle oluşan çevrimsel biçim bozulmaları demektir. En çok bilineni, Ay ve Güneşin göreli konumlarındaki değişmelerin etkisiyle deniz düzeyinde ortaya çıkan dönemli değişmelerdir. Gelgit oluşturan kuvvetler yerçekimine oranla çok küçüktür. Buna karşılık bu kuvvetlerin, özellikle yatay bileşenleri nedeniyle, denizlerdeki etkisi büyük olabilir. Karalar ve denizler yer yüzeyinde düzenli dağılmadığından, denizlerin ve okyanusların gelgit kuvvetlerine tepkisi çok karmaşıktır. Yerin kendi ekseni etrafında dönmesinden kaynaklanan saptırıcı Coriolis kuvveti de bu karmaşıklığı arttırır. Antarktika Okyanusu’nda gelgit kabarması, yer çevresinde doğu-batı doğrultusunda yayılır. Devamını oku

ileErdoğan KARA

ÇOK PAZAR BEKLER İÇİMDE

Bu ruhsal duruma çok alışık değilim ben

Öyle çok bağıramam çağıramam kaldırımlarda

Hiç alışık değilim hatta Tophane’ye

İçemem, çekemem, efkarlanamam dumanla ya da sisle

Sadece közle paylaşırız dertlerimizi

O kavruluşunu anlatır içinin nasıl yandığını

Devamını oku

ileErdoğan KARA

KÜLTÜR

Kültür, çevrenin ve toplumun zaman içerisinde bireye kazandırdıkları ile bireylerin ortak paydalarında birikenlerin tümüdür. Her bilim dalı kendine göre bir kültür tarifi yapar. Örneğin antropolojide kültür, birey yada toplum yaşamının tüm yönlerini ifade ederken; siyaset biliminde daha çok aile sistemi, eğitim ve içeriği ile dil kültürel öğe olarak kabul edilir.

Burada ise kültürün “yerel” olanına yer verilmektedir. Yerel kültürden amaç, bir toplumun belli bir coğrafi alanda elde ettiği birikimlerin tümüdür. Bu birikimler, doğuştan kazanılan ve toplumları ayıran ilkel sınıfsal ayrımları -ırk, renk, cinsiyet gibi- ve sonradan kazanılan statüleri -patron, işçi, memur gibi- değer ölçütü olarak kabul etmez. Bunların hepsinin ortaya koyduğu değerleri esas alır. Bu bağlamda burada aşağıdaki konular yer alacak, bunlara katkılarınızla daha başka konuların da yer alması sağlanabilir.

Bu değerlerin çok uzun yıllarda üretildiğini lütfen unutmayalım, tek bir atasözü, ya da kelimenin bile çok önemli olduğunu bilerek bunları burada paylaşalım:

Atasözleri

Bilmeceler

Deyimler

Kelimeler

Maniler

Hikayeler

Dilbilimsel Çalışmalar

___________________________________________________________________________________________

Erdoğan KARA

ileErdoğan KARA

ŞEHNAME’DE SİYASAL VE KÜLTÜREL KAVRAMLAR

Erdoğan Kara
Beykent Üniversitesi
Uluslararası Ekonomi Politik ve İşletmecilik

1. GİRİŞ

Bilindiği gibi, klasik Şark-İslam geleneğinde ibret verici hikayeler genellikle hükümdarlara ve her sınıftan devlet yöneticilerine yol göstermek maksadıyla hazırlanmaktaydı. Bu tür eserler[1] özellikle geçmiş dönem olaylarını bir hikaye, menkıbe ya da destan şeklinde aktarırlar ve dönemin hükümdarına sunulurdu. Bu tür eserler, edebi değerlerinin yanında türlerine ve inceledikleri konulara göre dönemlerinin düşünce sistemlerini, toplum yapısını, değer yargılarını göstermeleri açısından önemlidir. Bu incelemenin odağını oluşturan ve Firdevsi tarafından hazırlanan Şehname, her ne kadar edebi bir eser niteliği taşırsa da, gerek içerdiği siyasi kavramlar ve gerekse dönemindeki toplumsal yapıyı aktarması bakımından bu şekilde yazılmış eserlerden birisi olarak kabul edilebilir. Devamını oku