Erdoğan KARA on Ekim 23rd, 2010

Tags: , ,

Erdoğan KARA on Ekim 23rd, 2010

Tags: , ,

Erdoğan KARA on Ekim 23rd, 2010

Tags: ,

Erdoğan KARA on Ekim 23rd, 2010
Erdoğan KARA on Eylül 8th, 2010

Çok şizofren bir aşk bu
Ersöz’den alıntılanan
Mektubu henüz yazılmamış
Yazılmamış çünkü okuyanı yok
Oysa anlatılması gerek uzun uzadıya
Dem vurulması gerek, biraz felsefe, biraz mitoloji gerek
Read the rest of this entry »

Tags: ,

İbrahim Zarifoğlu on Temmuz 22nd, 2010

Yeşillikler
Kırmızı çatılarda güneş ısıtıcıları
Araba yıkayan etnik
Kısacık etekler-Enva-i çiçekler
Beyaz mor sarı ve daha niceleri
Bir senfoni serenomisi kuşlar
Balkondan sabah ezanı zeytinleri izinsiz götüren kargalar
Ve denizden bir bulut gibi dalga dalga
Üzerimize aydınlığını dökerek yükselen sabah..

Read the rest of this entry »

Tags: ,

İbrahim Zarifoğlu on Temmuz 1st, 2010

Tatlı bir telaş ruhumda
Yüreğimin sesinde kızıl kıyamet
Üzerime geliyor dev binalar
Yanıbaşımda boynunu bükmüş alicenap çınar
Edalı bir çocuk gibi kuşkonmazlar… Read the rest of this entry »

Tags: ,

Erdoğan KARA on Haziran 12th, 2010

Aç yüreğini
Kızılca kıyamet kopmaz
Sevebildiysen övünç duy
Korkma bisey olmaz.

Tags:

İbrahim Zarifoğlu on Nisan 27th, 2010

Farkındayım artık dizeler nasıl değişiyor..
Nasıl sıyrılıyor kabuğundan
Nasıl renklileşiyor harfler
Anlamlar nasıl farklılaşıyor
Dizilim gelişim iç bilgelik
/Orijinallik/ Özerklik/ Değişim/Evrim
Embrace/
Inspiration/
Özgürlük,yumurtadan civciv çıkarmak ve ya bir damlacık sezgi
Read the rest of this entry »

Tags: ,

İbrahim Zarifoğlu on Nisan 15th, 2010

Varlığın,varlığımız oldu tuttu ellerimizden
Mavi gök kondu bir güvercin gibi minberine
Grift bilmecelerdi sorulan sualler Ey Can !
Tatlı tebessümün çözdü bütün dertlerimizi..

Sözlerin ilahi bir söylem
Andıkça adını sararır benzimiz /tutulur nutkumuz
Varlığın ebedi bir nûr / sönmeyen tutkumuz
Bitmeyen bir gül kokusu oldu hayatımızda..

Konuşurdun Ey Sevgili Resul !
Bahçeden önce , yüzünde açardı nadide güller
Hurma dalları arasından sessizce gelirdi güneş
Meltem olur serinletirdi sinemizi..

Adını anmak hayatımızın bereketi
Veçhin rüyalarımızı süsleyen en nadide çiçek
Bir sade sünnetinden bahsetmek
Sevincimizi artıran bayramdı Ya resulallah.

Read the rest of this entry »

Tags: , ,

Erdoğan KARA on Şubat 24th, 2010

Şimdi kor bu ben, kendim; ve sen yoksun ya gerçekten
Neler neler yok olur hayatımda bir bilsen
kırk katır mı kırk satır mı bana dersen, ikisi de derim
kendim buldum ya kendim ederim, koy ki ‘etti buldu’ desinler
yemin ederim, kaç kefaret gerekirse gereksin, al işte
içimde kaç dönüşü olmayan gidiş varsa o kadar dönüşüm vardır sana

Read the rest of this entry »

Tags: ,

İbrahim Zarifoğlu on Şubat 16th, 2010

İşte içimde tutuşan saman alevi
Yazgısını yarına erteleyen şafak
Kin kokan merhaba /ateşi zemheriye dönen ocak
Köşede mahzun sardunya
Dalları renge bulanmış.
 
Koca derviş Yunus
Aziz Mahmut Hüdaî /karşı kıyıda yuşa
Kış çıkıp gitti odamızdan
Ruhumuz nurdan heykel
Yüzümde temmuz sıcağı.
 

Read the rest of this entry »

Tags: ,

İbrahim Zarifoğlu on Şubat 4th, 2010

İstanbul’u beklerim her akşam kıyılarında
Uysal boğaz mavisi olur bakışlarım
Yakamoz koyarım avuçlarıma
Sıyrılır ruhum bedenimden
Dostların hiç haberi olmaz..
 
Rumeli Kavağında eser bir deli poyraz
Gelir aklıma Kanlıca da cinci Niyazi
Kandillide sönmeyen kandil olurum.
Damlar yıldızlardan bin çeşit ışıklar gözüme
Yüreğim bi-perva/ Rüzgâra inat /
Duygularım yedi tepede /
savrulurum..
 

Read the rest of this entry »

Tags: ,

İbrahim Zarifoğlu on Şubat 4th, 2010

Serviler yalnız değildir: Girift bir hüzün kokar
Eteklerinde sessizdir dostlar.
Zaman narin bir kuştur hep konar dallarına
Düşerken her gün yeni ömürler sessiz tarlalarına 
Minik tepelerine uğrar asude mevsimler
Zemheri çökse kıyılarına hem kar yağsa üşümez burada eller
Burada bir garip yazılır bir garip anılır isimler/

Read the rest of this entry »

Tags: ,

İbrahim Zarifoğlu on Şubat 4th, 2010

Islatmakta bizi bir can gibi Çamlıca’dan gelen yağmur
Titremekte kalbimiz seni andıkça her dem Topkapı
Bir alev olmada ruhumuz değişmede kandillide ufuk
Sen ki gönlümüze nurdan bir taht kurdun
Sensiz ne yapsak be İstanbul..
 
Keşmekeş duygular nedendir hep geceleri misafirimiz olur/
Yıldızların yanıbaşımızda avare turkuaz
Tutarak gündüzlerin aydınlık perçeminden
Gelir oturur yanımıza tarifsiz sıska yalnızlık

Read the rest of this entry »

Tags: ,

Erdoğan KARA on Ocak 22nd, 2010

Maraşlı Zarifoğlu sülalesinden. Anne tarafı 1800’lü yılların başlarında Kastamonu’dan İstanbul’a göç etmiş bir aile. Hanoğulları ismi ile maruf. 1957 Şubat’ında, İstanbul/Fatih/Hırka-ı Şerif’te dünyaya geldi. İstanbul’un sur içini ve dört cephesini iyi bilen şairin bu şehre ait anıları duygulu ve çok zengindir. Hayatının dem tutan anları hep bu mübarek şehirde gizlidir. Babasının asker oluşu, bu cennet vatanın çok köşesini görme imkanını verdi. Read the rest of this entry »

Tags: ,

Erdoğan KARA on Ocak 15th, 2010

işte dün ekimdi ve ekimler bir hüzün getirir bana, bilemediğim yerlerden. neden bir gün öncesi diye sormayın, bende öncelerle ilgili soruların henüz yanıtları üretilmedi, üretemedim, benliğim de hazır değil önceleri karşılamaya, ve ben hazırlıksızım. hep hazırlıksızdım zaten bütün sevmelere, bütün sarılmalara. hazırlıksız olmak aslında yalansız olmaktır, ya da riyasız olmak, belki bunun içindir beni kemirmesi öncelerin. aşıp gidemem öncesine, varamam. kaç denemem olmuştur halbuki dünden öncesi ile ilgili, hatta bu yüzden ben bugünü bile yarının bir öncesi olarak görmek için uğraştım, ama olmadı. sizde de olur mu böyle hazırlıksız yakalanma durumu? bir de uzun uzadıya devam eden içimin masalları var, yazamadığım…

Tags:

Erdoğan KARA on Ocak 7th, 2010

1897’de kurulan Kempinski Otelleri Avrupa’nın en köklü lüks otel grubudur. Kempinski’nin kusursuz, kişiye özel servis ve mükemmel konuk ağırlamaya dair zengin mirası, mülklerinin ayrıcalıklı ve özgün oluşlarıyla tamamlanmaktadır.

 

Bugün 29 ülkede 66 beş yıldızlı otelden oluşan bir portföye sahip Kempinski, portföyüne  Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Asya’da yeni mülkler eklemeye devam etmektedir. Her mülk, Kempinski markasının gücünü ve başarısını, kişisel mirasını yitirmeden yansıtmaktadır.

 

Kempinski portföyü tarihi simgesel mülklerden, ödüllü şehir otellerinden, olağanüstü kıyı otellerinden ve prestijli rezidasnlardan oluşmaktadır. Her bir otel, misafirlerinin Kempinski markasından beklediği kaliteyi barındırırken lokasyonunun kültürel geleneklerini de kucaklamaktadır.

 

Global Hotel Alliance’ın (GHA) kurucu üyelerinden olan Kempinski, dünyanın en büyük bağımsız otel ittifakıdır.

 

Ek bilgi için irtibat:

Çiler İlhan, Halkla İlişkiler Müdürü ▪

Çırağan Palace Kempinski İstanbul ▪ Çırağan Caddesi 32 ▪ Beşiktaş ▪ 34349, İstanbul

Tel. +90 (212) 259 03 73 ▪ Faks +90 (212) 259 03 72 ▪ ciler.ilhan@kempinski.com

Erdoğan KARA on Ocak 7th, 2010

şimdi çok uzak sevdalar yağmur gibi buluttaki
yok imkanı çiselerin şafağında sabahların
ya da nakaratı gibi ismi konmamış şarkıların
off
ne kadar da zor uzak sevdalar keşke bir bilebilsen
bir anlasan

Read the rest of this entry »

Tags: ,

Erdoğan KARA on Ocak 6th, 2010

Sağol çekip gittiğin için
Ve yine sağol
Çığlığa aldırmadığın için
Kuru ağaçtan dökülen bizdik, savrulduk
Ben en kuytu köşeyi seçerken sen
Bıraktın kendini rüzgara

Read the rest of this entry »

Tags: ,

Please enter Google Username or ID to start!
Example: clip360net or 116819034451508671546
Title
Caption
File name
Size
Alignment
Link to
  Open new windows
  Rel nofollow