TANIK KONUŞUYOR

Bir evin sıcak sesi emziriyor bahçede Meyveli ağaçlarını yazın Odalardan taşıp evreni dolduran sevgi Boyuyor rengarenk çiçeklerini sevincin                         Serili eşiklerde sokaklarda ana baba duaları Çocukların tertemiz ses ölüleri Bir kuş yavruları için telaşla

SILA MERHEMİ

Bırakın anneleri güvercinleri yemlesin kelimeleriyle Duaya sabahları biriktirsin Sılada merhem vursun yaralı yüreğine yiğidinin Evrak saklayarak yüz yıl yürek karanlığında İyilik yönüne koyuluyorum   Kitap yüklü yolculuktur bu Hasrete ayrılığa azığı hazır

GÜL GÖLGESİ

Şelaleyle yarışmış emdiğim süt annemin göğsünde  Kalbim takvim yapraklarıyla Eli kalemli meleklerle burun buruna   Ben hep dökülmede yarıştım Alın terim güneşle gençliğim güllerle yarıştı

AŞK HARİTASI

Bu şiir bir aşk haritası İçime serip de yollar aradım Kalbine ulaşmak için..   Bütün şiirler sise dönüşür duldasında kırgınlıkların Yüzü gönül pusulam Pişmanlıktan mutluluğa çıkmak için  

ALIN YAZISI

Şiir yazınca kara kalemle deftere Kitaplar ateşe verir belleğimi Yeniden gözden geçiriyorum Sabahlarını bereketli yeryüzünün   Kelimeler temizlemez  Kara tarihini sarayın

MUSTAFA YÜREKLİ

Şair ve yönetmen.. 1960’ta, Adana’da doğdu. Şiir ve yazıları 1977 yılından beri  çeşitli dergi, gazete ve internet istelerinde yayınlandı: Yazıları Yeni Devir (1977-1982), Milli Gazete (1985-96) ve Yeni Şafak (1996’dan beri) gazetelerinde, “haber7.com”, “cemaat.com” ve “birikimler.com” gibi internet sitelerinde yayınlandı. Şiirlerini ve edebi yazılarını da Ova, Ekin Dostları, Güldeste, Genç…

ÇÖPE ATANLAR RESİMLERİ

Açılır bilinç kapısı Kelimeler ürkek yabani Güvercini oluyor rüyaların Şarkıların artık ölü sesleri Acılarını zamansız bırakıyor Tören anıtına şehrin Gülücükler yola çıkmaya hazır Hüzne gece düşen çiğle   Hasta kızlar üzerinde ince Güz ışıklarından hırka Ah kelebek kanatlarıyla Sessiz uçuşu umudun Hastanede zarif kederleriyle Aylardır mektup gözleyenler Posta kartına da…

BEDENİN IŞIMASI

Yedi veren gülünü hatırlayalım Bildiğimiz güleç yüzünü çalışmanın Emeği öven hacı yağı kokusuyla Umut der uyuşup kalmayışa saatlerimiz Yorgunluğumuza hayran yıldızlara Göz kırpalım kirpikler anlam kazansın Bir yaz gecesinde çimlere uzanıp oğullarımızla

KUYU SEYRAN OLUR

Işığını yüreğine canlı gömer Başına karalar bağlamış sabah Yoksulların yüzüne kapı çarpılmasına Kim bilir kaç şehirde katlanmak zorunda Çocuklara taşlatılmasına gerçeği söyleyenlerin Bakalım çok gezenler mi