Melek Demir GENCO,

Erdoğan KARA on Eylül 28th, 2009

Beyaz bir atın yelesine tutunup Bembeyaz, apak bir düşe sarınan ve Kar beyazı bir dağın tepesine savrulan Sevgili…

Continue reading about ARAYIŞ… BULUŞ

Erdoğan KARA on Eylül 28th, 2009

İhanet, altın saplı bir hançerdir ………. Geldin med, Gittin cezir..

Continue reading about İHANET

Erdoğan KARA on Eylül 28th, 2009

Yitik bir kızım ben Bu Şehr-i Stanbul’da. Sokaklarında Adımlarım saklı En tazesinden.

Continue reading about YİTİK BİR KIZIM BEN

Erdoğan KARA on Eylül 28th, 2009

Adın Boynumda bir yağlı ilmek. Hangi yöne dönsem Bir harf daha eklenir Fermanıma..

Continue reading about ÖLÜ SEVGİLİYE AĞIT

Erdoğan KARA on Eylül 28th, 2009

Erguvanlar serin üstüme. Hayallerimi soyun, Baş ucuma koyun..

Continue reading about ERGUVANLAR SERİN ÜSTÜME

Erdoğan KARA on Eylül 28th, 2009

Seni görsem, sanki bütün dertlerim bitecek aşkım! İçim açılacak, gönlüm sevinecek Tekrar bir küçük kız olacağım

Continue reading about SENİ GÖRSEM

Erdoğan KARA on Ekim 27th, 2007

Sen olsaydın, öyle ulu orta kimse kapımı çalamaz, Bin sıkıntı; Bin bir üzüntüyle kalbimi parçalamazdı. Sen olsaydın korurdun beni, kollardın! Sen olsaydın Resminle konuşmaz, Resmine sarılmaz,

Continue reading about SEN OLSAYDIN BUNLARIN HİÇBİRİ OLMAZDI

Erdoğan KARA on Ekim 27th, 2006

Irmak kenarında çınar ağacı Ölü genç kıza gölge olur gün boyu. Kız sabahlara kadar dolaşır Köy sokaklarında. Arar ayakkabısının tekini, Bulamaz.

Continue reading about ÖLÜ KIZ

Erdoğan KARA on Ekim 27th, 2006

sen gittin  uzun bir yola yola…. cebinde, yaban atlara vermek için sakladığın akide şekerleriyle…  

Continue reading about SEN GİTTİN

Erdoğan KARA on Ekim 27th, 2006

Gücüme gitmez idi kafir kast etse bana / Dost elinden kalkan hançer gönlümü bizar eyledi Seher vakti namazında Namazında, niyazında Hem kışında, hem yazında Kurban olam,yar sana ben.. Gökyüzünde turna olsam Göllerinde suna olsam Çeşmelerde kurna olsam Kurban olam yar sana ben

Continue reading about GÜCÜME GİTMEZ İDİ

Erdoğan KARA on Ekim 27th, 2005

(68 yılında Osmaniye’de doğdum…Yağmuru çok olurdu memleketimin..Çinko damdaki pıtırtıları dinleyerek uykuya dalardık çoğu kez..Sarı sıcak yazların uzunluğunda, kızartma kokularını, minarenin tepesinden düşen serçe yavrularına mezar yapmayı, portakal çiçeklerinden kolyeyi,elimizdeki incecik çubukla kumlardan örümcek çıkarıp, tesbih böceklerini yuvarlamayı öğrendik küçükken..Bir de portakal kabuğunu saçlarımıza sürersek saçlarımızın uzayacağını yağmurda..Sonra küçücük kardeşimin ölü bedenini, çırçıplak bir tahta teneşire […]

Continue reading about MELEK DEMİR GENCO

Erdoğan KARA on Ekim 27th, 2004

serin bir kuş geldi gökyüzünden kanatları bin bir renk, bin bir emekle boyanmış küçük, kızıl gagalı mini mini bir serçe.

Continue reading about YOLCULUK

Please enter Google Username or ID to start!
Example: clip360net or 116819034451508671546
Title
Caption
File name
Size
Alignment
Link to
  Open new windows
  Rel nofollow