BİLİNÇALTI MAĞARALARI

Sesli harfler dışarıda tek sıra durmasın bu şekilde Sekizi de karışsın dilsizlerin arasına Gözyaşı basıp gençliğimi içimi acıtsın Çukurova’ya sığdıramadığım acı yeniden başlayacak Tufan sonrasında sınamaya inancımı  

YUMRUKLAR İÇİNDE ACI

Haya pembesi yüzünde Genç kızlığından beri annemin Direğidir mutluluğunun Oluk oluk saç diplerinden akan ter Mutluluk mavisi susuşunda Gönlünü babama verdiğinden beri Sevda çiçeğidir yanağında gözyaşı damlaları Döker gece gündüz yuvasında

YARIN GİBİ BAKIŞI

Aydınlık yüreği haritalara sığmaz  Her şehirde bir başka gülüyor Gözde tüter fidan boylu masumiyetiyle Sıcak ilgisi can alır Hayale gelmez edası Salınışı durdurur kalemi İçine dokunabilse kelimeler Nereli olduğunu kalbimin hatırlarım Yerinden oynattıkça sevgimi Ne uzak denebilir ne de yakın Kendini özletiyor sürekli  Dün bugün değil Yarın gibi bakışı  …

ANI ADASI

Dalından uyuyor elma ağacı Yavrularına ninni söylerken kuş Tüylerin içinde Yağlı bir düşe dalmış Böceklerle sağırlaşmış ham elma Irmaklarına suyuna düşüyor Merak edince kendi sesini Azgın dalgalarıyla çırpınır hafıza Geniş sularının ortasında

ŞAİR GÜLÜŞÜ

Sevin karşına şair çıkarsa uğur getirir Şair dervişin kardeşidir Rüzgara vermiştir ikisi de hikayelerini   Coşkulardan görüntüler çeker dile usanmadan Çılgınlığını aşar renklerin Korunu söndürür ruhunda dilin  

OYUNCAK KÜLÜ

“Fıtrat-ı zîşuur olan vicdandaki incizab ve cezbe, bir hakikat-ı cazibedarın cezbesiyledir.” Bediüzzaman Said Nursi           Nemrut ateşe atmasa umudu ne olur Yüreği kül dolu bir şairim ben Kızıl gürültüsünde yitirdim şehrin Can yongası kelimelerimi Kanlı yakarışlar çıkarma sırrı Uçurumundan sessizliğin Girdabına dalma cesareti isterim Dipsiz pişmanlıkların