|
19.02.2002 22:35
ıslak bir gecede başlamıştı her şey saçlarında ay parçaları gözlerin yıldız parlaklığıyla ışıldıyordu ben güneş olduğunu hayal ediyordum içimdeki ateşi ancak güneşin sıcaklığı ile kılıflandırabiliyordum güneş ol istiyordum içime sokayım seni ve her sabah doğuşunun o dayanılmaz hazzının tadına varayım diye hiç batmamanın verdiği onurla o bana özel' liğini anlayayım diye güneşim olmanı istiyordum ve seni içimde tutabilmeyi
bir gecede öldürüp başlamayan bir aşkı kanlı ellerimle kala kalmıştım karanlıkta ve sana koşarken tek isteğim üzerimde makdülün kanından zerre bırakmadan arınabilmekti önce arınmak istedim kapına gelmeden
ve en uzak nehiri seçtim ellerimden ve tenimden ve kalbirnden kırmızıtığı silebilmek için ve en uzak nehire yollandım istedim ki sana öyle temiz varayım
şimdi kalmak ve gitmek arasında kararsız kalmış göçmen kuşlar gibiyim uzaklaşmak istemiyorum karaya ayak basamasam da tek yapabildiğim kanat çırpmak gôgünde çığlıklar atarak
uzun zaman oldu kanat çırpmaktan yoruldu yürek
ve yakın zamanda
ya ada/na inecek ya da yeniden intihar edecek
ölümüm olacaksın biliyorum avucumda küllerimden başka hiçbir şey kalmayacak gidişinde dur demek için kaldıramayacağım elimi hakkım olmayacak sana gelen yollar....... korlarla kaplı yollar sana varacak olanlar çıplak ayakla koşar adımlarla yürüyorum bu yolda ayaklarım isyan edecek oluyor ki kalbimden bir oh yükseliyor serinlik bu olsa gerek diyor yolunda
bilmem ayrı bir cehennemi var mıdır delilerin ayrı bir yerde, normalolmayan ateşlerde mi yanarlar birlikte birlikte mi yanarlar içten içe
ölümüm olacaksın biliyorum sen renkli bir kuşsun belki tropikal ormanıardan gelme belki bir lütuf elimin üzerinde olman kısa vadeli de olsa başımın üzerinde olman ve taçlandırman beni bir onur belki ama bilinir ki kafese konamazsın ve bir gün mutlaka uçacaksın
|