ŞAHİSMAİL İLE GÜLİZAR HİKAYESİ
(MENAKIB-I ŞAHİSMAİL İLE GÜLİZAR)
- İNCELEME – METİN TRANSKRİPSİYON - BİBLİYOGRAFYA -
Erdoğan Kara
Boğaziçi Üniversitesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
İstanbul – 1995
Şah İsmail Hikâyesinin Osmanlı Türkçesi Basımları
Bu hikâyenin Osmanlı Türkçesi taşbasmalarının ortak özelliği, hemen hemen hepsinin tek bir kaynaktan aktarılarak ufak tefek farklılıklarla oluşturulmuş görünmeleridir. Nüshalar arasında gerek olaylar dizisi, gerek anlatım ve gerekse şiirlerin sırası ve yapısı bakımından pek büyük farklılıklar yoktur. Ancak bazı nüshalar, özellikle Aşık Ömer Divanı’nın kenarına yerleştirilmiş hikâyelerde kısaltmalar ve bazı bölümleri bırakmalar söz konusudur. İncelenen nüshalardaki bu farklılıklar şöylece özetlenebilir:
Bu basımlardan, bu çalışmaya esas alınan metin[1] tarihsiz olmasına rağmen son baskılardan birisi olarak düşünülebilir. Çünkü Osmanlı Türkçesiyle yapılan taşbasma metinlerin en okunaklı ve en düzgün olanıdır.
Çalışmaya esas alınan bu metin harekeli olduğu için metni Osmanlı Türkçesinden Latin harflerine çevirirken bu harekeler esas alındı ve metin üzerinde pek fazla değişikliğe gidilmedi. Yalnız, bilindiği gibi Farsça olan ‘Hâce’ kelimesinde ‘hı’ harfi ile ‘elif’ harfi arasında yazıldığı halde okunmayan bir ‘vav’ harfi vardır. Metin harekeli olduğu için bu kelime “Hevâce’ şeklinde harekelenmiş olduğu için bu ‘hâce’ olarak çevrildi. Ayrıca ‘inşâ-Allah’ gibi kelimelerde ‘Allah’ kelimesi kısaltılarak metinde “inşâ-âh’ şeklinde yazılmıştır. Bu da ‘inşâ-Allah’ şeklinde çevrildi.
Bundan başka metin içerisinde bazen bir harf, bir hece, veya bir cümle; bazen de bir beyit, bir şiir ya da bir epizot metni zenginleştirmek veya cümleleri daha anlaşılır bir hale koymak için eklendi. Ancak bu eklemeler gelişigüzel değil, diğer basımlardan aktarılarak yapıldı ve bunların hangi basımdan aktarıldığı dipnotlarla gösterilerek bu kısımlar köşeli parantez içinde verildi.
Bu basımın her sayfasında ortalama on dokuz satır var ve eser toplam kırk üç sayfadan oluşmaktadır.
Taşbasmalardan birisi de en eski taşbasmalardan birisi olan hikâye1271 [1855] tarihli nüshadır.[2] Resimli olarak basılmış bu nüsha ile incelemeye esas alınan nüsha arasında pek büyük bir fark yoktur. Bazı cümleler bu basımda daha da kısadır. Şiirlerin mısraları arasında da bazı kelime ve yapı farklılıkları da mevcuttur. 37 ve 38. sayfaları eksik olan bu basımdaki şiir sayısı 24′tür. Eksik sayfaların dışında kalan kısımda toplam dokuz resim var. Bu resimler Osmanlı minyatürlerini andırmaktadır. Toplam 40 sayfadan ibaret olan eserin sonunda şu kayıt yer almaktadır: “Sâye-i me’ârifvâye-i hazreti Şehinşâhîde, Tophâne-i ‘Amire, İstihkâm alayları litoğrafya destgâhlarında işbu Şâh İsmâ’îl Hikâyesi bin iki yüz yetmiş bir senesi mâh-ı Muharremü’l-Harâmın evâilinde tab’ ve temsîl olınmışdır”.
Okumaya devam edin →
Popularity: 100% [?]