ŞİİRLER
|
|
|
|
|
|
|
|
Bir ressamın fırçasıyla usul usul tuale akan gök mavisinin ıtıra bulanmış eli midir rüyalarımı boyuyor sessizce. Sabaha yeni uyanmış kırmızı gül yaprağının üstünde ki çiğ damlası ile koklaşan gün ışığı mıdır yüreğimi titreten.
|
|
>>>

|
SONSUZ ŞİİR - BİR AÇIK ŞİİR DENEMESİ
|
|
... Bir dizede ateşli kelimeler miyiz hala... Okunaksız alın yazısında Neden parmaklardan bağlıyız böyle pamuk ipliğiyle de olsa Bir çift söz müyüz ufka asılı ...
|
|
>>>

|
|
|
|
Sen gelsen yanıma Tüm serçelerin göçü başlar gökyüzünde Turnalar telli telli olur Martılar unutur simitleri, Bir gemi dalgasının peşinde koşmaktan.
|
|
>>>

|
|
|
|
beni buradan alıp götürsene kim ne derse desin beni buradan bu ruhsal hastaneden bu ayazdan bu kansızlıktan anlatsana
|
|
>>>

|
|
|
|
Cana yakın ateşli şiirler Bakışa sunulmuş görkemli kelimeler Mutsuzluğu körükleyecek kadar sert eserler Acıları kanıksayacak kadar Coşkulu büyük hayaller
|
|
>>>

|
|
|
|
Ne hatalara düşersin an be an Düşmanlıklar güdersin zaman zaman Gör lakin geçmişin nihayetini Ne yaparsa, kendine yapar insan!
|
|
>>>

|
|
|
|
Bir rüzgar gülü... senin rüzgarında savrulan... Ne rüzgar kaldı ne gül… ne sen,
|
|
>>>

|
|
|
|
Yüzün oluyor bakınca gökyüzü Sonsuzluğuna kanat açışlarım yarıyor çizgilerini Martıların boynu bükük / Saçlarına karışıyor gökyüzü
|
|
>>>

|
|
|
|
Gece uzar. Bir telefon teli ihanet eder, günün güzelliğine kalp yanar. Yarsusar! Küskündür belki, kızgındır hatta. Uykuya yenik göz kapaklarına hınç duyar.
|
|
>>>

|
|
|
|
Tutkulu bir aşk gibidir İstanbul'da yaşamak. Zor tutunur, zor ayrılırsın. Taşı toprağı altın diyerek, tası tarağı toplayıp gelirsin,
|
|
>>>

|
|
|
|
Hayhakk çektin perdeyi viran ettin sineyi Her bir nefeste cevlan ider binbir tecelli
|
|
>>>

|
|
|
|
eylül yaşanmamış şehirlerin adamı değilim ben yelesine kırağı düşmüş atlar, soğuk taşlara vuran nallar görmüşüm
|
|
>>>

|
|
|
|
Bil ki sana bu son veda İnan dönmek yok Bil ki bu bana son cefa Bir daha çekmek yok
|
|
>>>

|
|
|
|
Çıkarken dudaklarından ismimin iki hecesi Her hücremde bir kalp sana atmaya başlar Bu ahenk senin değil; sanki ayın sesi Kıskanırlar sesini güneş ve yıldızlar
|
|
>>>

|
|
|
|
Zaten hiç gelememiştin ki Dokundurdun yine o ince sızıyı, Kalbimin en ücra köşelerine.
|
|
>>>

|
|
|
|
Gerçekten yaşamak istediğimi mi yaşayacağım Senden uzakalarda gene, sanki var olcağımı sanarak yok olacağım İşte tutsaklık , işte özgürlük
|
|
>>>

|
|
|
|
Bir gemi, Bir imkan Bir kaçış, Bin Sebep Bir umut, bin Hayal Bir beden, Bin yara
|
|
>>>

|
|
|
|
saat sıfırikiotuzüç şimdi otuzdört oldu tam bakarken saate deniz sakin yağmur bulutta henüz rüzgar uzakta saatler var ulaşmasına sevdalarım gibi sevdalarım gibi uzak sevdalarım gibi tıpkı
|
|
>>>

|
|
|
YEREL KÜLTÜR
|
|
|
|
|
|
|
EKONOMİ - POLİTİK
|
|
|
|
ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR
KALİTE
İŞ HAYATI
|
|
|
GEZİ
|
|
Ülkemizin çeşitli yöreleri ile ilgili gezi notları, bu yörelerin sosyo-kültürel yapısı ve ekonomik durumu:
Artvin, Ardanuç, Arhavi, Borçka, Hopa, Murgul, Şavşat, Yusufeli, Artvin Köyleri, İstanbul, Aya Nikola Manastırı...
|
|
|
EKONOMİ
|
|
|
|
|
HİKAYELER
|
|
|
|
İNTERNET / UYGULAMALAR - PROGRAMLAR
|
|
|
|
|
|
|
DENEMELER
|
|
|
KİTAPLAR
|
|
|
...VE SON SÖZ:
|
|
HAYATI NE KADAR HAFİFE ALIRSANIZ O KADAR ÖZGÜRSÜNÜZ
|
|
|
|
|
|
|